Fobiler

Talasofobi ve Derin Deniz Korkusu: Bilinçaltındaki Gizemler

Talasofobi, derin ve geniş su kütlelerine karşı duyulan yoğun ve irrasyonel bir korku olup, bilinçaltındaki evrimsel kalıntılar, travmatik deneyimler ve bilinmeyene duyulan endişe gibi karmaşık faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Bu fobi, bireyin deniz, okyanus, büyük göller veya derin havuzlar gibi su alanlarına yaklaştığında yaşadığı aşırı kaygı ve panik haliyle kendini gösterir. Modern dünyada, insanlığın denizle olan ilişkisi hem hayranlık uyandırıcı hem de derin bir korkuya yol açan ikircikli bir yapıya sahiptir; zira suyun enginliği ve derinliği, içinde barındırdığı gizemlerle birlikte, bilinçaltımızdaki en temel korkuları tetikleyebilir. Bu makale, talasofobinin psikolojik kökenlerini, semptomlarını ve bireylerin yaşamları üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyerek, bu korkuyla başa çıkma stratejilerini ve bilimsel yaklaşımları aydınlatmayı amaçlamaktadır.

Bir Düşünür Der ki: “İnsan, bilmediği şeyden korkar. Bilgi, korkunun panzehiridir.” – Seneca

Talasofobi Nedir? Derin Deniz Korkusunun Tanımı ve Kökenleri

Talasofobi, kelime kökeni itibarıyla Yunanca “thalassa” (deniz) ve “phobos” (korku) kelimelerinin birleşiminden türemiştir ve derin denizlere, okyanuslara veya geniş su kütlelerine karşı duyulan aşırı, mantıksız ve sürekli bir korkuyu ifade eder. Bu fobi, sadece denizin kendisinden değil, aynı zamanda suyun altında ne olabileceği, derinliğin bilinmezliği, suyun rengi, büyüklüğü ve hatta su altı canlılarının varlığı gibi unsurlardan da kaynaklanabilir. Birçok kişi denizi severken, talasofobisi olan bireyler için deniz, kontrol edilemez bir tehdit ve derin bir endişe kaynağıdır. Bu, sadece denize girmekten kaçınmakla kalmaz, aynı zamanda denizle ilgili filmler izlemekten, fotoğraflara bakmaktan veya hatta deniz temalı sohbetlere katılmaktan bile kaçınmaya yol açabilir. Talasofobiyi, genel bir su korkusu olan akuafobiden ayırmak önemlidir; zira akuafobi, banyo yapmak, duş almak veya küçük su birikintilerinden bile korkmayı içerirken, talasofobi spesifik olarak büyük ve derin su kütlelerine odaklanır.

Bilinçaltının Derinliklerinde Yatan Nedenler

Talasofobinin kökenleri genellikle karmaşık ve çok yönlüdür. Bilinçaltımız, atalarımızdan miras kalan evrimsel içgüdülerden kişisel travmatik deneyimlere kadar pek çok faktörü barındırır. Bu faktörler, derin deniz korkusunun gelişiminde kritik rol oynar.

Evrimsel Perspektif ve Atasal Korkular

İnsanlık tarihi boyunca, su kütleleri hem yaşam kaynağı hem de potansiyel bir tehdit olmuştur. Derin sular, avcıların barınağı, boğulma tehlikesi ve bilinmeyen tehlikelerin sembolü olagelmiştir. Evrimsel psikolojiye göre, atalarımızın hayatta kalma içgüdüleri, bilinmeyen ve potansiyel olarak tehlikeli ortamlara karşı doğal bir ihtiyat geliştirmiştir. Derin suyun altında ne olduğunu görememek, kontrol kaybı hissi ve büyük, bilinmeyen canlıların varlığına dair varsayımlar, bu ilkel korkuların modern insan beyninde yeniden canlanmasına neden olabilir. Örneğin, bir birey hiçbir zaman denizde kötü bir deneyim yaşamamış olsa bile, bilinçaltındaki bu atıl korku, dev bir balinanın veya bir deniz canavarının hayaliyle tetiklenebilir.

İpucu: Talasofobinizin evrimsel kökenlerini anlamak, korkunuzun tamamen irrasyonel olmadığını, aksine hayatta kalma mekanizmalarımızın bir uzantısı olabileceğini fark etmenize yardımcı olabilir. Bu farkındalık, korkuyu normalleştirme sürecinde ilk adımı oluşturabilir.

Travmatik Deneyimler ve Koşullanma

Talasofobinin en yaygın nedenlerinden biri, geçmişte yaşanan travmatik su deneyimleridir. Bu, çocuklukta boğulma tehlikesi atlatmak, denizde kaybolmak, bir gemi kazasına tanık olmak veya fırtınalı bir denizde mahsur kalmak gibi olaylar olabilir. Beyin, bu tür deneyimleri tehdit edici olarak kodlar ve benzer durumlarla karşılaşıldığında otomatik bir alarm tepkisi verir. Örneğin, küçük yaşta dalgalı bir denizde kaybolma korkusu yaşayan bir çocuk, yetişkinliğinde bile denize yaklaştığında yoğun bir anksiyete atağı geçirebilir. Bu tür koşullanmalar, korkunun derinlemesine yerleşmesine ve zamanla genelleşmesine yol açabilir.

Bilinmeyene Duyulan Korku ve Kontrol Kaybı

İnsan doğası gereği bilinmeyenden çekinir. Derin denizler, ışığın ulaşmadığı, gizemli ve keşfedilmemiş alanlar barındırır. Bu bilinmezlik, birçok insan için büyüleyici olsa da, talasofobisi olanlar için derin bir endişe kaynağıdır. Suyun altında ne olduğunu görememek, neyin yüzeye çıkacağını bilememek, bireyde kontrol kaybı hissi yaratır. Bu durum, anksiyete ve panik atakları tetikleyebilir. Derin suyun enginliği ve sınırsızlığı, kişisel sınırların ötesinde bir tehdit olarak algılanabilir, bireyin kendi küçüklüğünü ve kırılganlığını hatırlatabilir. Uzay boşluğuna duyulan korkuya benzer şekilde, derin deniz de sonsuzluk ve boşluk hissini uyandırabilir.

Dikkat: Talasofobi semptomları gösteren bir birey, korkularını tetikleyen materyallerden tamamen kaçınma eğilimindedir. Ancak bu kaçınma davranışı, uzun vadede fobinin pekişmesine ve daha da güçlenmesine neden olabilir. Profesyonel yardım almadan kendi kendine maruz bırakma denemeleri riskli olabilir.

Görsel ve Duyusal Tetikleyiciler

Talasofobisi olan bireyler için korku, sadece denize fiziksel olarak yakın olmaktan ibaret değildir. Görsel ve duyusal tetikleyiciler de büyük rol oynar. Denizle ilgili filmler, devasa su altı canlılarının görüntüleri, batık gemi enkazları veya sadece denizin derin, koyu rengi bile yoğun anksiyeteyi tetikleyebilir. Hatta bazı durumlarda, bir göletin veya derin bir havuzun dibini görememek bile benzer bir tepkiye yol açabilir. Suyun sesi, kokusu veya dalgaların ritmi gibi duyusal uyaranlar da bilinçaltındaki korku mekanizmalarını harekete geçirebilir.

Talasofobinin Belirtileri ve Günlük Yaşama Etkileri

Talasofobi, diğer özgül fobiler gibi, çeşitli fiziksel ve psikolojik semptomlarla kendini gösterir. Bu semptomlar, bireyin derin su kütleleriyle doğrudan veya dolaylı olarak karşılaştığında ortaya çıkar ve günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir.

Fiziksel Belirtiler

Talasofobi atağı sırasında bireyde aşağıdaki fiziksel belirtiler görülebilir:

  • Hızlı kalp atışı ve çarpıntı
  • Nefes darlığı veya boğulma hissi
  • Göğüs ağrısı veya sıkışması
  • Terleme ve titreme
  • Mide bulantısı veya karın ağrısı
  • Baş dönmesi veya bayılma hissi
  • Kas gerginliği ve uyuşma
  • Ağız kuruluğu

Psikolojik Belirtiler

Fiziksel belirtilere eşlik eden psikolojik reaksiyonlar şunları içerebilir:

  • Yoğun anksiyete ve panik ataklar
  • Kontrolü kaybetme korkusu
  • Delirme korkusu
  • Ölüm korkusu
  • Gerçeklikten kopma hissi (derealizasyon)
  • Kaçma veya donup kalma isteği
  • Zihinsel bulanıklık ve konsantrasyon güçlüğü
Not: Talasofobi, bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Tatil planlarından sosyal aktivitelere, hatta kariyer seçimlerine kadar birçok alanda kısıtlamalara yol açabilir. Bu nedenle, semptomların farkında olmak ve profesyonel destek aramak önemlidir.

Günlük Yaşama Etkileri

Talasofobinin günlük yaşama etkileri, hafif rahatsızlıktan tam teşekküllü bir engelleyici duruma kadar değişebilir. Bir birey, deniz kenarı tatillerinden kaçınabilir, yüzme havuzlarına gitmekten imtina edebilir veya deniz ürünleri restoranlarına bile girmekte zorlanabilir. Bu durum, sosyal izolasyona ve yaşam deneyimlerinin kısıtlanmasına yol açabilir. Örneğin, bir iş toplantısı deniz manzaralı bir restoranda düzenleniyorsa, talasofobisi olan bir yönetici bu toplantıya katılmakta zorlanabilir veya yoğun stres altında kalabilir. Bu durum, kariyer fırsatlarını bile etkileyebilir. Aynı zamanda, çocukları olan ebeveynler, çocuklarının denizle veya su sporlarıyla ilgili aktivitelerine katılmaktan kaçınarak, çocuklarının deneyimlerini de sınırlayabilirler.

Uzman Görüşü: Psikiyatrist Dr. Elif Kaya, “Talasofobi, sadece suyun derinliğinden duyulan basit bir korku değildir; bireyin kontrol, güvenlik ve bilinmezlikle olan ilişkisini yansıtan derin psikolojik katmanlara sahiptir. Tedavi sürecinde, bu temel kaygıların anlaşılması ve ele alınması esastır,” demektedir.

Talasofobi Tetikleyicileri ve Etkileri

Talasofobisi olan bireyler için, derin deniz korkusunu tetikleyen unsurlar oldukça çeşitlidir ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aşağıdaki tablo, yaygın tetikleyicileri ve bunların birey üzerindeki potansiyel etkilerini özetlemektedir.

Tetikleyici Türü Örnekler Potansiyel Etkiler
Doğrudan Görsel Tetikleyiciler Derin deniz manzaraları, okyanus fotoğrafları, su altı belgeselleri, gemi enkazları, devasa deniz canlıları (balina, köpekbalığı vb.) Ani panik atak, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kaçınma isteği, mide bulantısı.
Dolaylı Görsel Tetikleyiciler Derin havuzlar, göl kenarları, su temalı sanat eserleri, mavi veya koyu yeşil büyük yüzeyler. Hafif kaygı, huzursuzluk, rahatsızlık hissi, o ortamdan uzaklaşma isteği.
Duyusal Tetikleyiciler Deniz sesi (dalgalar, gemi sirenleri), suyun kokusu, suyun soğukluğu veya basıncı hissi. Anksiyete düzeyinde artış, geçmiş travmatik anıların tetiklenmesi, gerginlik.
Kavramsal Tetikleyiciler Denizle ilgili haberler (kayıp gemiler, deniz kazaları), su altında kalma senaryoları, bilinmezliğe dair düşünceler. Zihinsel takıntı, uyku problemleri, kabuslar, genel anksiyete seviyesinde yükselme.
Fiziksel Temas Tetikleyicileri Denize girmek, tekneye binmek, su altında yüzmek, suyun derinliklerinde olmak. Şiddetli panik atak, felç hissi, kontrol kaybı, hiperventilasyon, bayılma.

Bilimsel Yaklaşımlar ve Tedavi Yöntemleri

Talasofobi, tedavi edilebilir bir fobidir ve modern psikoloji, bireylerin bu korkuyla başa çıkmalarına yardımcı olmak için çeşitli etkili yöntemler sunmaktadır. Tedavi genellikle bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanır ve bir uzman gözetiminde yürütülmelidir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

BDT, fobilerin tedavisinde altın standart olarak kabul edilir. Bu terapi yaklaşımı, bireyin korkuyla ilgili olumsuz düşünce kalıplarını ve davranışlarını değiştirmeye odaklanır. BDT’nin temel bileşenleri şunlardır:

  • Maruz Bırakma Terapisi (Exposure Therapy): Bu yöntem, bireyi korktuğu duruma veya nesneye kademeli olarak ve güvenli bir ortamda maruz bırakmayı içerir. Talasofobi için bu, öncelikle deniz fotoğraflarına bakmaktan, denizle ilgili videolar izlemeye, ardından sığ sularda durmaya ve nihayetinde derin sulara girmeye kadar ilerleyebilir. Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi, bu maruz bırakma sürecini daha kontrollü ve erişilebilir hale getirmek için giderek daha fazla kullanılmaktadır.
  • Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Bireyin derin denizle ilgili irrasyonel ve felaketleştirici düşüncelerini tanımlamasına ve bunları daha gerçekçi ve yapıcı düşüncelerle değiştirmesine yardımcı olur. Örneğin, “Derin denizde kesinlikle boğulurum” düşüncesi yerine “Yüzme biliyorum ve güvenli bir ortamdayım” gibi düşünceler geliştirilebilir.
İlişki Tüyosu: Eğer partnerinizde talasofobi varsa, ona karşı anlayışlı ve sabırlı olun. Korkularını küçümsemek yerine, dinleyin ve destekleyici bir ortam sağlayın. Birlikte terapi seanslarına katılmak veya onun küçük adımlarını cesaretlendirmek, ilişkinizi güçlendirecektir.

Sanat Terapisi ve Hipnoterapi

Bazı bireyler için, bilinçaltındaki derin köklü korkuları ele almak amacıyla daha alternatif terapi yöntemleri etkili olabilir. Sanat terapisi, bireyin korkularını yaratıcı yollarla ifade etmesine olanak tanırken, hipnoterapi bilinçaltına erişerek korkunun temel nedenlerini bulmaya ve yeniden programlamaya yardımcı olabilir. Bu yöntemler, özellikle travmatik deneyimlerin yol açtığı fobilerde faydalı olabilir.

İlaç Tedavisi

Şiddetli anksiyete veya panik atak semptomları yaşayan bireyler için, bir psikiyatrist tarafından reçete edilen anksiyolitik veya antidepresan ilaçlar, semptomları hafifletmek ve terapi sürecine destek olmak amacıyla kullanılabilir. Ancak ilaç tedavisi genellikle tek başına bir çözüm değil, terapiyle birlikte kullanılan bir destekleyici yöntemdir.

Mindfulness ve Gevşeme Teknikleri

Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve progresif kas gevşetme gibi mindfulness ve gevşeme teknikleri, anksiyete semptomlarını yönetmede ve korku anında sakin kalmada etkili olabilir. Bu teknikler, bireyin anlık korku tepkilerine karşı daha bilinçli bir kontrol geliştirmesine yardımcı olur.

Şimdi Dene: Bir sonraki sefer denizle ilgili bir görselle karşılaştığınızda veya bir deniz sesi duyduğunuzda, hemen kaçmak yerine, derin bir nefes alın ve beş duyunuzu kullanarak etrafınızdaki gerçekliği fark etmeye çalışın. Bu, korku tepkinizi yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Destekleyici Yaklaşımlar ve Kendi Kendine Yardım Yöntemleri

Profesyonel yardımın yanı sıra, bireylerin kendi başlarına uygulayabileceği bazı destekleyici yaklaşımlar ve kendi kendine yardım yöntemleri de bulunmaktadır. Bu yöntemler, terapi sürecini destekleyebilir ve iyileşmeye giden yolda önemli adımlar olabilir.

  • Bilgi Edinme: Talasofobi hakkında daha fazla bilgi edinmek, korkunun nedenlerini ve mekanizmalarını anlamak, korkuyu daha az bilinmez ve daha yönetilebilir hale getirebilir. Bilgi, Seneca’nın da belirttiği gibi, korkunun panzehiridir.
  • Kademeli Maruz Kalma: Bir terapist eşliğinde yapılması önerilse de, çok hafif vakalarda bireyler kendi başlarına küçük adımlarla yüzleşme pratikleri yapabilirler. Örneğin, önce denizle ilgili güvenli ve güzel fotoğraflara bakmak, sonra kısa deniz videoları izlemek ve zamanla sığ bir denizde ayaklarını suya sokmak gibi.
  • Sanal Gerçeklik (VR) Uygulamaları: Talasofobi için özel olarak tasarlanmış sanal gerçeklik uygulamaları, güvenli bir ortamda kontrollü maruz bırakma sağlayarak bireylerin korkularıyla yüzleşmelerine yardımcı olabilir.
  • Destek Grupları: Benzer korkuları olan diğer insanlarla deneyimlerini paylaşmak, bireyin yalnız olmadığını hissetmesine ve farklı başa çıkma stratejileri öğrenmesine yardımcı olabilir.
  • Sağlıklı Yaşam Tarzı: Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yeterli uyku ve kafein ile alkol tüketimini sınırlamak, genel anksiyete düzeyini azaltarak talasofobi semptomlarının şiddetini düşürebilir.
Biliyor muydunuz? Talasofobi, sadece derin su korkusuyla sınırlı kalmayıp, okyanusun büyüklüğü, karanlığı, altında yatan bilinmeyen canlılar ve hatta batık gemiler gibi belirli unsurlara odaklanan alt fobileri de içerebilir. Her bireyin korku spektrumu farklıdır.

Derinliklerin Gizemini Keşfetme Cesareti

Talasofobi, bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen ciddi bir fobi olmasına rağmen, doğru yaklaşımlar ve profesyonel destekle üstesinden gelinebilir. Bilinçaltındaki bu derin deniz korkusu, sadece bir kısıtlama değil, aynı zamanda kendimizi ve insan doğasının karmaşık yapısını anlama fırsatı sunar. Her bir bireyin hikayesi ve korkusu benzersizdir; ancak ortak olan, bu korkuların üstesinden gelme potansiyelidir. Unutulmamalıdır ki, korkularımızla yüzleşmek, bizi zayıflatmak yerine daha güçlü kılar. Okyanusun engin derinlikleri ne kadar ürkütücü görünse de, insan ruhunun derinliklerinde yatan cesaret ve direnç, en karanlık korkuları bile aydınlatabilecek güce sahiptir. Bu yolculukta atılacak her küçük adım, bireyi özgürlüğe ve dünyanın muhteşem denizlerini keşfetme potansiyeline bir adım daha yaklaştıracaktır. Kendinize inanarak ve doğru rehberlikle, derinliklerin gizemini keşfetme cesaretini bulabilir, böylece yaşamın sunduğu tüm güzelliklere kucak açabilirsiniz.

Gözden Kaçırmamanız Gerekenler

Talasofobisi olanlar denizde boğulma tehlikesiyle mi doğar?
Hayır, talasofobisi olan herkesin denizde boğulma tehlikesiyle doğduğu gibi bir genetik yatkınlık veya kader söz konusu değildir. Talasofobi, genellikle geçmiş travmatik deneyimler, evrimsel içgüdüler ve bilinmeyene duyulan korku gibi psikolojik faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Bireylerin çoğu yüzme bilse dahi bu korkuyu yaşayabilir.
Denizle ilgili korkunç filmler izlemek talasofobimi daha da kötüleştirir mi?
Evet, denizle ilgili özellikle gerilim veya korku temalı filmler (örneğin, köpekbalığı saldırısı sahneleri, batık gemi görüntüleri) talasofobisi olan bireylerin korkularını tetikleyebilir ve kötüleştirebilir. Bu tür görseller, bilinçaltındaki kaygıları güçlendirerek fobinin pekişmesine yol açabilir. Bu nedenle, hassas bireylerin bu tür içeriklerden kaçınmaları önerilir.
Talasofobiyi tamamen yenmek mümkün mü, yoksa ömür boyu benimle mi kalacak?
Talasofobi, doğru tedavi yaklaşımları ve profesyonel destekle tamamen yenilebilir veya en azından semptomları büyük ölçüde yönetilebilir hale getirilebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi yöntemlerle, bireyler korkularıyla yüzleşmeyi ve onlarla başa çıkmayı öğrenirler. Süreç kişiden kişiye değişse de, kararlılık ve profesyonel rehberlik ile yaşam kalitesini artırmak mümkündür.
Talasofobisi olan birine nasıl destek olabilirim?
Talasofobisi olan birine destek olmak için öncelikle anlayışlı ve sabırlı olmak çok önemlidir. Korkularını küçümsemeyin veya geçiştirmeyin. Dinleyin, duygularını geçerli kabul edin ve profesyonel yardım alması konusunda teşvik edin. Küçük adımlarla denizle veya suyla ilgili aktivitelere katılmaya çalıştığında onu cesaretlendirin ve asla zorlamayın. Güvenli ve destekleyici bir ortam sağlamak, iyileşme sürecinde kritik rol oynar.
Sanal gerçeklik (VR) talasofobi tedavisinde gerçekten işe yarıyor mu?
Evet, sanal gerçeklik (VR) teknolojisi, talasofobi gibi fobilerin tedavisinde giderek daha etkili bir araç olarak kabul edilmektedir. VR, bireylerin korktukları ortama kontrollü ve güvenli bir şekilde maruz kalmalarını sağlar. Bu, gerçek dünyadaki maruz bırakma terapisine bir alternatif veya tamamlayıcı olarak kullanılabilir, böylece bireyler kaygı seviyelerini kademeli olarak düşürmeyi öğrenebilirler.
Talasofobi sadece yetişkinlerde mi görülür, yoksa çocuklar da bu korkuyu yaşayabilir mi?
Talasofobi her yaş grubunda görülebilir, ancak genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar ve yetişkinlikte devam edebilir. Çocuklarda yaşanan travmatik su deneyimleri veya ebeveynlerinin korkularını gözlemleme gibi durumlar, bu fobinin erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Çocuklarda semptomlar genellikle ağlama, ebeveyne yapışma, denize veya havuza yaklaşmaktan kaçınma şeklinde kendini gösterir.
Talasofobi ile başa çıkmak için hangi ilk adımları atmalıyım?
İlk adım, korkunuzun farkına varmak ve bununla yüzleşmeye karar vermektir. Ardından, bir ruh sağlığı uzmanından (psikolog veya psikiyatrist) profesyonel yardım almak en etkili yoldur. Kendi kendinize yapabileceğiniz başlangıç adımları arasında talasofobi hakkında bilgi edinmek, derin nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri uygulamak, ve denizle ilgili olumlu görsellere veya seslere çok kısa sürelerle ve güvenli bir ortamda maruz kalmaya çalışmak sayılabilir. Ancak profesyonel rehberlik, bu sürecin güvenli ve etkili olmasını sağlayacaktır.
Deniz fobisi olanlar için kariyer seçimleri kısıtlanır mı?
Talasofobinin şiddetine ve bireyin korkularıyla ne kadar iyi başa çıktığına bağlı olarak kariyer seçimleri etkilenebilir. Denizcilik, su sporları eğitmenliği, deniz biyolojisi gibi denizle doğrudan ilişkili meslekler talasofobisi olan biri için imkansız veya çok zor olabilir. Ancak bu, genel kariyer fırsatlarının kısıtlandığı anlamına gelmez. Birçok meslek denizle doğrudan bir temas gerektirmediği için, talasofobiye sahip bir birey geniş bir kariyer yelpazesinde başarılı olabilir. Önemli olan, bireyin kendi sınırlarını anlaması ve gerekirse profesyonel yardım alarak bu sınırları genişletmesidir.

Deniz

Davranış bilimleri ve insan psikolojisi üzerine uzmanlaşmış bir içerik stratejisti. Zihin.net.tr çatısı altında; fobiler, vücut dili ve zihinsel gelişim konularında bilimsel verileri analiz ederek okurlara pratik ve uygulanabilir rehberler sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu